Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/203 E. 2014/14091 K. 08.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/203
KARAR NO : 2014/14091
KARAR TARİHİ : 08.09.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; katılanın işyerinde pazarlama ve satış elemanı olarak çalışan sanık …’ın, satmış olduğu ürünlerin parasını peşin aldığı halde vadeli satış yapmış gibi senet düzenleyerek almış olduğu paraları uhdesine geçirdiği anlaşıldığından, eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesi gereğince 3 yıl 4 ay olarak belirlenen hapis cezası üzerinden, aynı kanunun 43/1. maddesi uyarınca 1/3 oranında artırım yapılırken “4 yıl 5 ay 10 gün” hapis cezası yerine, hesap hatası sonucunda “4 yıl” hapis cezasına hükmedilmesi
ile buna bağlı olarak anılan kanunun 62. maddesi uyarınca “3 yıl 8 ay 13 gün” hapis yerine “3 yıl 4 ay” hapis cezasına karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
2-1136 sayılı Kanun’un 168. maddesi ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/1. maddesi gereğince, verilen mahkûmiyet kararına göre kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, hazineye gelir kaydına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, hüküm fıkrasındaki TCK’nın 43. ve 62. maddelerinin uygulanmasına ilişkin kısımlarında yer alan hapis cezası miktarlarının hükümden çıkarılıp, 43. maddenin uygulanmasına ilişkin kısma “4 yıl 5 ay 10 gün” denilmesinden sonra, 62. maddede yer alan hükümdeki hapis cezası bölümüne “3 yıl 8 ay 13 gün” yazılması ile vekâlet ücretine ilişkin kısmın tamamen çıkarılıp yerine “Sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 2.000,00 TL vekâlet ücretinin hazineden alınarak katılana verilmesi” bendinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.09.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.