Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/204 E. 2014/14107 K. 08.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/204
KARAR NO : 2014/14107
KARAR TARİHİ : 08.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, vapurda seyahat eden şikâyetçinin yanına oturarak, kendisini holding sahibi bir bireyin oğlu olarak tanıttıktan sonra işyerinin muhasebecisi olduğunu açıklayıp şikâyetçi hakkında kişisel bilgileri de sorarak belirli bir güven oluşturduktan sonra internet ortamında babasının dolandırıldığını, şikâyetçinin açıklamış olduğu bilgisayar programlarının bu işte kullanılmış olabileceğini, bu durumu tanıdığı olan bir komiser aracılığıyla araştıracağını söyleyerek, açık kimliği belirlenemeyen ve kendisini polis komiseri olarak tanıtan bir kişiyle şikâyetçinin telefonla görüşmesini sağlamak suretiyle güven ortamı oluşturduğu, daha sonra konuştuğu komiserin “Şahıs lokantaya gelmesin, sen bilgisayarını al getir” şeklinde konuştuğunu şikâyetçiye ilettikten sonra, şikâyetçinin 1.268,00 TL değerindeki bilgisayarını alarak olay yerinden uzaklaştığı anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 08.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.