Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/20695 E. 2014/11282 K. 05.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20695
KARAR NO : 2014/11282
KARAR TARİHİ : 05.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Rize L Tipi Cezaevi’nde tutuklu olarak C-2 koğuşunda bulunan ve C-1 koğuşuna alınmalarını temin amacıyla olay çıkarma konusunda fikir ve eylem birliğine varan 15-18 yaş grubundaki suça sürüklenen çocukların, koğuşun camını kırmaları ve kırılan cam parçalarıyla mağdur-çocuk Hakan’ın sağ yanağında “çehrede sabit eser oluşturmayacak biçimde” her biri 8 cm uzunluğunda üç ayrı çizik oluşturmaları eylemlerinin “nitelikli mala zarar verme”; “kasten yaralama” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
I)”Kasten yaralama” suçundan suça sürüklenen çocuk … hakkında verilen “mahkûmiyet” hükmüne yönelen müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafii ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
II) “Kasten yaralama” ve “Nitelikli mala zarar verme” suçlarından suça sürüklenen çocuk … hakkında verilen “mahkûmiyet” kararları ile “Nitelikli mala zarar verme” suçundan suça sürüklenen çocuk … hakkında verilen “mahkûmiyet” kararına yönelen suça sürüklenen çocuklar müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1) C-2 koğuşundan C-1 koğuşuna alınmalarını temin amacına yönelik “fikir birliğine” varılmış olmasının, somut olayda “eylem birliği”’nin de gerçekleştiği anlamına gelmediği dosya kapsamından anlaşılmakla; koğuşun camının Faik tarafından değil suça sürüklenen çocuk …’ın müstakil eylemi ile kırıldığı sûbut bulduğundan, suça sürüklenen çocuk …’in beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
2)5237 sayılı TCK’nın mal varlığına yönelik bazı suçlarda etkin pişmanlığı düzenleyen 168.maddesinde, failin, azmettiren veya yardım edenin etkin pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme ya da tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde mağdurun rızası aranmaksızın, kısmi geri verme veya tazmin halinde ise mağdurun rıza göstermesi koşuluyla ve etkin pişmanlığın gerçekleştiği yargılama aşaması dikkate alınarak ceza indirimi öngörülmüş, öte yandan aynen geri verme veya tazmin tedbiri aynı Kanunun 50/1.maddesinde hapis cezasına seçenek yaptırımlar arasında gösterilmiş ise de, yasal bir indirim nedeninin, bundan yararlanmama iradesini ortaya koyan failin cezasını etkisiz kılacak biçimde aynen tazmin tedbirine dönüştürülmesinin mümkün olmadığı, böyle bir uygulamanın mağdurun zararını soruşturma veya kovuşturma aşamalarında gidermeyen faillere yeni bir olanak tanırken, soruşturma veya kovuşturma aşamalarında zararı ödeyen sanık aleyhine ve adalete aykırı bir sonuç doğuracağı, maddenin düzenleniş amacının da bu şekilde yorumlanamayacağı nazara alınmadan, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayan sanık hakkında verilen hapis cezasının TCK’nın 50/1-b maddesi uyarınca mağdurun uğradığı zararın giderilmesi tedbirine dönüştürülemeyeceğinin gözetilmemesi,
3) Suça sürüklenen çocuk …’ın ise; hüküm tarihinden sonra 28.12.2012 tarihinde vefat ettiğinin elektronik ortamdan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davalarının TCK’nın 64/1.maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.