Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/20725 E. 2014/11264 K. 05.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20725
KARAR NO : 2014/11264
KARAR TARİHİ : 05.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların “Görevi yaptırmamak için direnme” suçunu, birden fazla görevliye karşı işlemeleri nedeniyle haklarında TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanmaması isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; hangi hükümlerin “tekerrüre” esas alındığı tereddüt oluşturmayacak biçimde kararda gösterilmemiş ise de; sanıkların sabıka kayıtları itibariyle 5275 sayılı yasanın 108. madde hükümlerinin infaz aşamasında nazara alınması ve tekerrür uygulamasında gösterilmeyen yasa maddesinin mahallinde ikmali mümkün görülmüştür.
5237 sayılı TCK’nın “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” başlıklı birinci bölümünde, 265. maddesi ile düzenlenen; “Görevini Yaptırmamak İçin Direnme” suçuyla korunan hukuki yarar, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup; bu suçta, kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Öte yandan, kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı cebir ve/veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunduğundan bu suçla aynı zamanda kişi özgürlüğü ve beden bütünlüğü de korunmaktadır. Madde de düzenlenen görevini yaptırmamak için direnme suçu, seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir ve/veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur. Zira madde, kamu görevlisinin yerine getirdiği herhangi bir iş için değil, görevine giren bir iş için koruma sağlamaktadır. Cebir, kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hali kapsamında değiştirilebilecek boyutta olmasıdır. Cebirle, kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse, fail ayrıca bu suçtan da beşinci fıkra uyarınca cezalandırılacaktır. Cebir veya tehdidin aleni olması şart değildir. Bu manada cebir ve tehdit, kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeye elverişli, doğrudan kamu görevlisine yönelik ve ortadan kaldırılmadığı sürece göreve devam edilmesine engel olan güç kullanılmasını ifade eder.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; bir adli soruşturmanın icrası kapsamında ( … şikayeti) sanık …’in bulunduğunu bildikleri ilçe otobüs terminaline 8551 kod no’lu ekip olarak intikal eden görevli memurların şahsı polis merkezine davet ettiklerinde; o sırada birlikte olan sanıkların memurlara “…burdan kimse adam alamaz…” gibi sözleri sarfetmelerini müteakip oluşan tartışma ortamında, her iki sanığın da İlçe Emniyet Amirliğine götürülmek üzere araca binmek istememeleri, bu arada memurlara vurma-ittirme gibi aktif direnç göstermeleri ve sanık …’in, yumruk-tekme atmak suretiyle ekip minibüsünün sağ-sol yan dikiz aynalarını kırması kaportada göçük oluşturması eylemlerinin “nitelikli mala zarar verme”; “Görevi yaptırmamak için direnme” suçlarını oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamalarında yukarıdaki eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 05/06/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.