YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21191
KARAR NO : 2014/10362
KARAR TARİHİ : 26.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye …, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatı konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek;mağdurun … şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, … ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Olay günü gece saatlerinde, … . Belediye Başkanlığı binasının arka kısmında bulunan parkta arkadaşları ile birlikte alkol alan sanığın, adı belirtilen Belediye Başkanlığının bünyesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalışan mağdurlar …, …, … ve …’a hitaben ”o… çocukları, şerefsiz herifler” şeklinde sözlerle hakaret etmesi üzerine, durumun emniyet müdürlüğüne bildirilmesinin ardından olay yerine gelen polis ekipleri tarafından yakalanarak karakola getirildiği ve ifadesinin alınması sırasında önünde bulunan masanın camını, kafa atmak suretiyle görgü tespit tutanağında belirlendiği şekilde kırarak kamu malına zarar verdiğinin iddia edildiği olayda;
1- Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Oluşa, sanığın savunmalarına, mağdurların anlatımlarına, olay ve görgü tespit tutanağına, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin kamu malına zarar verme suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında kamu görevlisine karşı görevinden dolayı alenen hakaret suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun 23. maddesine göre, özel güvenlik görevlilerinin kendilerine karşı işlenen suçlarda kamu görevlisi sayıldıkları kabul edilmiş ise de; Belediye Başkanlığı bünyesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştıkları iddia edilen mağdurların, anılan kanunun 10. maddesi uyarınca özel güvenlik eğitimini başarıyla tamamlayıp 11. maddesi uyarınca da Valilikten çalışma izni alıp almadıklarının araştırılarak ancak bu koşulları taşımaları durumunda kamu görevlisi sayılayacakları gözetilmek suretiyle ve bu araştırmanın sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.