Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/21291 E. 2015/26678 K. 11.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21291
KARAR NO : 2015/26678
KARAR TARİHİ : 11.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Katılan …’e kendisini … olarak tanıtıp, üzerinde kendi fotografı bulunan (katılan … kimlik bilgilerini havi) 13597 no.lu sahteliği ileri sürülen Sürücü Belgesini gösterip ( bir fotokopisini de verip) şikayetçi Muhlis ile 34 TC 4305 plakalı aracın alım-satımı hususunda 31.10.2007 tarihli protokolü imzalayan sanığın Garanti Bankası Yenibosna Çarşı Şubesi nezdinde hesabı bulunan … ‘e ait görünen suça konu 30.11.2007 keşide tarihli, 21.000 TL bedelli, 0011707 seri no.lu, … … namına düzenlenmiş ibraz tarihinde karşılıksız çıkan çek yaprağını verip aracı alarak ortadan kaybolması eylemlerinin sübutu halinde TCK’nın 158/1-d-f. maddelerinde tanımlanan (sürücü belgesi ve çek yaprağı kullanımı nedeniyle) “nitelikli dolandırıcılık” (Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması-iftira suçu yanında) suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri tayin ve takdiri görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek “görevsizlik kararı” verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı biçimde kararlar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükmolunan cezalar yönünden kazanılmış hakların saklı tutulmasına, 11.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.