Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/21335 E. 2016/264 K. 13.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21335
KARAR NO : 2016/264
KARAR TARİHİ : 13.01.2016

Tebliğname No : 11 – 2012/121734

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Rize Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/10/2011
NUMARASI : 2011/23, 2011/176
SANIK : O.. A..
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Özel Eğitim ve Rehabilitasyona Muhtaç Çocukları Koruma Derneği’ne ait bulunan çekin, derneğin 2009 yılında kapatılmasına rağmen çek defterinin bankaya iade edilmemesi nedeniyle, bir şekilde sanığın eline geçtiği, sanığın çeki doldurarak hayvan satın aldığı A.. Y..’a verdiği ve bu sayede çekin dolaşıma çıktığı ve sanığın mağdurların zararına olarak 5.650 TL yarar sağladığı iddia edilen olayda,
1-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Tüm dosya kapsamına göre tasfiye halinde olduğu dosyaya celbedilen dava dosyalarından anlaşılan Özel Eğitim ve Rehabilitasyona Muhtaç Çocukları Koruma Derneğine ait Ziraat Bankası Arhavi Şubesi nezdinde ….. seri numaralı çekin sanık tarafından ele geçirilip doldurularak ilk olarak katılan A.. Y..’a, ondan sonra da müşteki M.. A.. ve şikayetçi O.. S..’a verildiği, dosya içerisinde mevcut 09.12.2010 tarih, 2010/1425 sayılı ekspertiz raporuna göre suça konu çekin üzerindeki yazıların sanığa ait olduğunun tespit edildiği, sanığın tevil yollu ikrar mahiyetinde olan savunmasında suça konu çeki Yılmaz Akyol isimli şahıstan aldığı, bu şahsa arac sattığını ancak çekin kendisine boş olarak verildiğini, çekin ön yüzünün kendisinin doldurup işleme koyduğunu, ancak keşide yerini imzalayıp imzalamadığını hatırlamadığı yönündeki savunması nazara alındığında, sanığın herhangi bir hukuki ilişkiye dayalı olmaksızın usulüne uygun bir şekilde kendisine tevdi edilmemiş ancak ne şekilde ele geçirdiği mahkememizce tespit edilemeyen Özel Eğitim ve Rehabilitasyona Muhtaç Çocukları Koruma Derneğine ait suça konu çeki doldurup imzaladığı ve bu şekilde piyasaya sürdüğü anlaşılmakla,bu şekilde sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği gerekçesine dayanan mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın suça konu çeki hayvan satın almayı düşündüğü katılan A.. Y..’a verdiğini ancak hayvan almadığını savunması, katılan Ahmet’in de çeki satacağı hayvanlara karşılık olmak üzere sanıktan alıp, katılan M.. A..’a, önceden doğan borç ilişkisine karşılık vermiş olması karşısında, sanığın üzerine atılı suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabüle göre de,
5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ( j) ve (k )bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek 565 gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra, ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmeyerek adli para cezasının fazla tayini,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.