YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21697
KARAR NO : 2015/26458
KARAR TARİHİ : 09.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının,kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için,bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir.Araç olarak kullanılma,bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir.Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Somut olayda; sanığın tescil plaka no’su…, modeli …, tipi …, Şasi No:.., Motor no:..Markası … olan biçerdöveri … Noterliğinden…’dan 20.000 TL bedelle 25.12.2009 tarihinde aldığı, aynı biçerdöveri şikayetçiye 08.01.2010 tarihinde … Noterinde 20.000 TL bedelle sattığı, İstanbul 9.Asliye Ticaret mahkemesinin 2009/2218 D.iş ve 2009/2245 karar numarasıyla … plakalı… şasi numaralı … motor numaralı … marka 2008 model…tek batör … biçerdövern ihtiyati tedbir yoluyla davacıya iadesine karar verildiği,
… İcra Müdürlüğünün 20.05.2011 günlü haciz tutanağında suça konu biçerdöverin üzerindeki plaka ve şasi numarasının sahte olduğunun tespit edildiği, biçerdöverin gerçek motor numarasının son 6 rakamının … olduğu, tabla numarasının … olduğunun tespit edildiği, sanığın biçerdöverin plaka ve şasi numarasını değiştirerek sahte şasi numarası üzerinden … odası başkanlığından ruhsat çıkartarak biçerdöveri sattığı, iddia ve kabul olunduğu olayda, sanığın eylemini kamu kurumu olan Trafik Tescil Müdürlüğü’nün maddi varlıklarından olan ruhsat kullanılarak gerçekleştirdiği, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde tarifini bulan kamu kurumunu aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına dair delilleri takdir etme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilmeden, görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.