YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2185
KARAR NO : 2014/17870
KARAR TARİHİ : 03.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilen hükmün 13.01.2011 tarihinde kendisine tebliğ edilmiş olmasına rağmen, hükme yönelik olarak yasal süresi geçtikten sonra yapmış olduğu 28.01.2011 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında dolandırıcılık ve suç eşyasını kabul edilmesi suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
6762 sayılı TTK’nın 14/1. maddesi uyarınca bir ticari işletmeyi, kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir. Oto tamir servisi sahibi ve işletmecisi olan sanığın, kendisine tamir etmesi için bırakılan şikâyetçiye ait …plaka sayılı otodaki motor ve şasi numaraları dışında kalan bir kısım parçaların yerine çalıntı kaydı bulunan … plaka sayılı araçtan aldığı parçaları takmak suretiyle menfaat sağladığının iddia olunması karşısında; suç eşyasının kabul edilmesi suçundan da kamu davası açılıp hüküm kurulduğu gözetilerek, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h. maddesinde öngörülen “Tacir olan kişilerin ticari faaliyetleri sırasındaki dolandırıcılığı” ve suç eşyasının kabul edilmesi suçlarını oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 326. maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının gözetilmesine, 03.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.