YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/22243
KARAR NO : 2013/18717
KARAR TARİHİ : 28.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarını zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık …’ın … İlinde … Giyim isimli … yerini çalıştırdığı, kardeşi olan diğer sanık … … … İlinde ikamet etmediği, fiilen çalışmadığı ve sürekli olarak İstanbul İlinde oturduğu halde adı geçen konfeksiyon dükkanında çalıştığı yönünde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunduğu, bu çerçevede sanık …’in sağlık hizmetlerinden yararlanarak katılan … zarara uğratıp kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanıkların kendi aralarında yapmış oldukları … bölümü kapsamında sanık … …’ın … Giyim adlı … İl merkezinde bulunan mağazada fiilen bulunmadığı, ancak söz konusu mağazada satılan tekstil ürünlerini İstanbul İlinden toptancılardan temin edip gönderilmesi işlerini takip ettiği ve bu nedenle sigortalı gösterildiği, sanık … tarafından ablası olan sanık …’in İstanbul İlindeki işlerini takip edip mal temin etmesi nedeniyle sigortalı gösterilip gösterilmeyeceği hususunun Sosyal Güvenlik Kurumu ile sanıklar arasında hukuki ihtilaf niteliğinde bulunduğu, sanıkların aksi kanıtlanamayan savunmalarına göre dolandırıcılık kastıyla hareket ettiklerine dair cezalandırılmaları için her türlü şüpheden uzak, yeterli, inandırıcı, kesin bir delil bulunmadığı gerekçelerine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.11.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.