Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/22267 E. 2016/142 K. 12.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/22267
KARAR NO : 2016/142
KARAR TARİHİ : 12.01.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK’nın 155/2, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri gereğince mahkumiyet

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Şikayetçi …’nin … Turizm Nakliyat Limited Şirketi’nin yetkili temsilcisi, diğer şikayetçi …’nin ise aynı şirketin nakliye birim sorumlusu olduğu, … firmasına ait kanepelerin … iline götürülmesi konusunda sanıkla anlaşarak taşıma bedelini de ödemek suretiyle sanığa yükü teslim ettikleri, sanığın …plakalı araç ile … iline götürülmek üzere teslim aldığı kanepeleri teslim yerine götürmeyerek ortadan kaybolduğu anlaşılmakla, eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın atılı suçu işlemediğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasından TCK’nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu “2 yıl 6 ay” yerine “2 yıl 6 ay 20 gün” olarak fazla ceza tayin edilmesi,
2- TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun“ sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta, aynı kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasında yer alan “2 yıl 6 ay 20 gün” ibaresinin çıkarılarak yerine “2 yıl 6 ay” yazılması ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılıp yerine, “TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/01/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.