YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/22507
KARAR NO : 2016/162
KARAR TARİHİ : 12.01.2016
Tebliğname No : 15 – 2012/58150
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25/10/2011
NUMARASI : 2011/81, 2011/784
SANIK : O.. Ş..
SUÇ : Dolandırıcılık
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan H.. T..’in, evlenmek amacıyla internet üzerinden ilan vermesi üzerine katılanla irtibat kuran sanığın kendisini Hakan Ateş olarak tanıttığı ve katılan ile evlenmek istediğini belirterek Huriye’nin annesi olan katılan Akile ile birlikte yaşadığı eve gittiği, Huriye ile evleneceği hususunda katılanları ikna ederek, evlendikten sonra oturmaları için ev almak istediğini belirtip katılanlardan para aldığı ve Eskişehir’de bulunan Sakarya mağazasından evlendikten sonra kullanmaları için olduğunu belirttiği bir takım ev eşyaları alarak katılan Akile’yi kefil olarak gösterdiği, ayrıca katılan Huriye’ye de bir adet cep telefonu aldırdığı, bu şekilde katılanları dolandırdığı iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; katılan A.. T..’in soruşturma aşamasındaki ifadesinde, Ziraat Bankasındaki hesabından 3.500 TL çekip sanığa verdiğini, kovuşturma aşamasında ise, 10.000 TL kredi çekerek sanığa verdiğini, ayrıca Eskişehir’de bulunan Sakarya isimli mağazadan sanık adına kefil olarak ev eşyaları aldığını iddia etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, ilgili banka veya bankalardan suç tarihinde katılan A.. T.. tarafından belirtilen miktarda para veya kredi çekilip çekilmediği, Sakarya isimli mağazadan iddia edildiği şekilde ev eşyası alınıp alınmadığı, alınmış ise borçlunun kim olduğu, katılanlar Akile veya Huriye’nin kefil olup olmadıkları, borcun ödenip ödenmediği hususları araştırıldıktan, ayrıca sanığın savunmasında katılanların evine beraber gittiğini belirttiği amcasının açık kimlik ve adres bilgileri sorulup, bu şahsın tanık olarak ifadesine başvurulduktan sonra, bütün deliller toplanıp değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun“ sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/01/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.