YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/22798
KARAR NO : 2014/8094
KARAR TARİHİ : 28.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın olay tarihinde Ünye Devlet Hastanesinde yatan hastasının yanında refakatçi olarak bulunan katılanın yanına gelerek, kendisinin sağlık personeli olduğunu söyleyerek, “hastanızın başka bir hastaneye sevki lazım bunun için 850 TL ödemeniz gerekiyor parayı bana verin” dediği katılan parasının olmadığını söyleyince sanığın ben ambülansı getirteyim diyerek oradan uzaklaşması şeklinde gerçekleştiği iddia olunan, eyleminin dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında sabıka kaydında yer alan mahkumiyet kayıtları araştırılarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması aleyhte temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerde, hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmünde yer alan “12 gün, 6 gün 5 gün ve 100 TL adli para cezası” ibarelerinin çıkartılarak yerine “5 gün 2 gün 1 gün ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ibareleri eklenmek suretiyle, diğer yönleri usül ve yasaya uygun hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/04/2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.