Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/23 E. 2013/7320 K. 22.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/23
KARAR NO : 2013/7320
KARAR TARİHİ : 22.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KATILAN SANIKLAR : …, …
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama, hakaret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur.Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur.Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır.Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır.Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye
yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Katılan sanıkların sevk ve idarelerindeki araçlar ile seyir halindeyken birbirlerini solladıkları, kırmızı ışıkta her iki araçta durunca …’in aracından inip …’ın yanına gittiği, …’ın sinkaflı küfür edip, …’in kullandığı araca tekme ile vurup zarar verdiği, …’in de yumruk atarak …’ı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede kasten yaraladığının iddia edildiği somut olayda;
1-… hakkında mala zarar verme suçunndan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-… hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet ve … hakkında hakaret suçundan verilen beraat kararına karşı katılan sanık …’in temyiz isteminin incelenmesinde;
1-Tanık …’ın aşamalarda değişmeyen ifadelerinde, tanık … ise kolluk ifadesinde katılan sanık …’ın, katılan sanık …’e küfür ettiğini belirtmelerine rağmen söz konusu anlatımlara itibar edilmemesi nedenleri açıklanmadan iddiadan başka delil bulunmadığı gerekçesiyle, katılan sanık … hakkında beraat kararı verilmesi,
2-Olayda ilk haksız hareketin kimden geldiği kesin olarak tespit edilememesine rağmen, sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen cezadan, 5237 sayılı TCK 29. madde gereğince indirim yapılması gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi