Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/23040 E. 2014/10495 K. 27.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/23040
KARAR NO : 2014/10495
KARAR TARİHİ : 27.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, yaralama
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)Müşteki vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Kovuşturma evresinde yöntemine uygun biçimde davetiye tebliğ olunmak suretiyle duruşmadan haberdar edilmesine karşın duruşmaya katılmayan, 5271 sayılı CMK’nın 238. maddesi uyarınca, davaya katılma isteminde bulunmayan ve katılan sıfatını almayan şikayetçi vekilinin hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2)Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur.Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır.Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır.Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanıkların, trende yer verme meselesi yüzünden çıkan tartışmada mağdura taş attıkları bu taşlar nedeniyle trenin camı kırıp mağduru trenden aşağı attıkları bu nedenle
mağdurun hayatını tehlikeye sokabilecek, yüzünde sabit ize neden olacak, vücudunda kemik kırığı oluşacak biçimde yaraladıkları iddia edilen olayda tanık …’ın soruşturma aşamasındaki beyanında suçların sanıklar tarafından işlediğini beyan ettiği ancak kovuşturma aşamasında beyanını kabul etmeyip sanıklar tarafından işlenmediğini ifade etmesi karşısında, tanığın hangi beyanının hangi nedenle üstün tutulduğu yöntemince tartışılıp açıklanmadan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, 27/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.