YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2342
KARAR NO : 2013/5650
KARAR TARİHİ : 27.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Görevi Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müteahhit olan sanık …’nın katılanlar ile kat karşılığı inşaat yapmak üzere anlaşıp, noterde sözleşme yaptıkları, sanığın yapılacak binanın 8,12,17 ve 20 numaralı dairelerini katılanlara vermeyi taahhüt ettiği, ancak daha sonra bahse konu dairelere iştirak halinde malik olan katılanlara sözleşme gereği kendisine düşen daireleri satacağını söyleyerek 04.09.2007 tarihinde 17 numaralı, 06.12.2007 tarihinde 8 numaralı ve 12.12.2006 tarihinde de 20 numaralı dairelerin satışını yaptırdığı, bu satışların tamamını … Tapu Sicil Müdürlüğü’nde görevli sanık …’ün yaptığı, katılan … ‘nun okur yazar olmamasına rağmen, okuma yazma biliyormuş gibi işlem yaptığı, yine …’e de işlerinin acele olduğunu söyleyip gerekli yasal açıklamaları yapmadan ve alıcılar hazır edilmeksizin tapu senetlerini imzalatarak satış işlemini gerçekleştirdiği, sanık …’nın nitelikli dolandırıcılık, suça konu satış
işlemlerini yapan sanık … ile işlemleri denetleyen ve müdür … ve müdür yardımcıları … ve …’in de görevi kötüye kullanma suçlarını işlediklerinin iddia edildiği somut olayda;
1-Sanıklar …, … ve …’in görevi kötüye kullanma suçundan beraatlerine dair karara karşı O yer Cumhuriyet Savcısı ve katılanlar vekilinin, sanık … hakkında 17 numaralı dairenin satışı nedeniyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına dair sanığın ve katılanlar vekilini temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, O yer Cumhuriyet Savcısı ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık …’nın 8 ve 20 numaralı dairelerin satışı nedeniyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanığın ve katılanlar vekilinin, sanık … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan beraat kararına karşı O yer Cumhuriyet Savcısı ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
a)… 2. Noterliği’nce düzenlenen 24.02.2006 tarih ve … yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesine göre, katılanlara dört adet daire verileceğinin kararlaştırıldığı, 25.05.2007 tarih ve … yevmiye numaralı işlemle gerçekleştirilen kat irtifakı tesisi ile taşınmaz üzerinde konut niteliğinde 26 adet bağımsız bölümden 1, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 13, 17, 20 no.lu bağımsız bölümlerin … ile …’ün adlarına hisseleri oranında tescil edildiği, katılanların satış vaadi sözleşmesi gereğince sanık müteahhit adına olan dairelerin devri için de, arsa sahibi olmalarından dolayı imzalarının bulunması gerektiği, sanığın kendisine ait daireleri sattığını söyleyerek katılanlara yaptırdığı her bir devrin birbirinden bağımsız, müstakil eylemler olduğu, farklı bağımsız bölümlerle ilgili, farklı farklı alıcılara satış yapıldığı ve her bir eylemin ayrı bir dolandırıcılık suçunu oluşturacağı ve sanığın her satış için ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, suça konu 8 ve 20 numaralı dairelerin satışının zincirleme suç kapsamında değerlendirilerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
b)Sanık … ile katılanlar arasındaki kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesine göre yapılan 25.05.2007 tarih ve … yevmiye numaralı işlemle gerçekleştirilen kat irtifakı tesisini ve suça konu tüm satış senetlerini sanık …’ün tanzim ettiği ve Hediye Düzyollu’nun imza bölümüne parmak bastığı, kat irtifakı tesisine esas 22.05.2007 tarihli vekaletnamede katılan … ‘nun okuma yazması bulunmadığından tanıklar huzurunda işlem tesis edildiğinin belli olduğu, katılanın satış senetlerine yazmış olduğu “okudum” ibaresi incelendiğinde de, bu ibarenin öğretilmiş şekilde ve zorlukla yazıldığının belli olduğu, buna göre işlemi yapan memur olan sanık …’ün Tapu Sicil Tüzüğünün 17.maddesi uyarınca satış işlemleri sırasında iki tanık bulundurması gerektiği ve satış sözleşmesinin tanıkların huzurunda okunması zorunlu olduğu halde, bu işlemi yaptırmadan katılan okuma yazma biliyormuş gibi işlem yaptırdığı, suça konu daireleri satın alan tanıkların ifadelerinde alış verişi sanık müteahhit … ile yaptıklarını bildirip, katılanların tapu devri sırasında tapu dairesinde olup olmadıklarına dair çelişkili beyanlarda bulunmaları karşısında; sanık …’ün yaptığı bu işlemler ile katılanların zarara uğramasına neden olduğu ve atılı görevi kötüye kullanmak suçunu işlediği sabit iken, mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı, katılanlar vekilinin ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.