Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/23555 E. 2016/2029 K. 24.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/23555
KARAR NO : 2016/2029
KARAR TARİHİ : 24.02.2016

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine yönelik hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın suça konu 2.870 TL değerindeki çeki araç satışından dolayı mağdur …… ciro etmek suretiyle verdiği, suça konu çekin ciro silsileleri yolu ile en son, hakkında ek takipsizlik kararı verilen …… eline geçtiği, bu kişinin çeki bankaya tahsil için ibraz etmesi üzerine banka görevlileri tarafından yapılan incelemede çekin sahte olduğunun anlaşıldığı olayda,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin suçun vasfına, cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Mağdurun 03/02/2011 tarihli celsede “…ben alacağıma karşılık sanığın kayınbabasının tarlasına ipotek koydurdum, ben olay nedeniyle …… şikayetçi değilim…” şeklindeki beyanı nazara alınarak, ipoteğin ne şekilde koydurulduğu, zararı karşılayıp karşılamadığı araştırılarak, TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen “etkin pişmanlık” hükümlerinin sanık açısından uygulanabilirlik koşullarının araştırılmadan ve bu husus karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması,
2-5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) (i) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin TCK’nın 158/1-f son maddesi gereğince temel ceza belirlenirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
3-5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin 1. fıkrasının “c” bendinde yer alan hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğun, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar, üstsoyu ile diğer kişiler yönünden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.