YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2360
KARAR NO : 2014/17954
KARAR TARİHİ : 04.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır
Somut olayda; sanığın 09.04.2006 tarihinde arabasıyla Manisa İlinden İzmir iline doğru seyreden katılan …’in arabasını durdurduğu ve Manisa’da görevli Başkomiser olduğunu, İzmir’e gitmesi gerektiğini söyleyerek katılanın arabasına bindiği, yolda İzmir Emniyet Müdürlüğünde arkadaşları olduğunu, yurtdışından gelme ucuz cep telefonları bulunduğunu, birkaç tanesini ucuz fiyata kendisine satabileceğini bildirmesi üzerine katılanın kabul ettiği, sanığın İzmir’e geldiklerinde iki adet kameralı cep telefonu için 420 TL para istediği, katılanın üzerinde para olmadığı için bankamatikten para çekebileceğini söylediği ve Yapı Kredi Bankası İzmir Bölge Müdürlüğü altında bulunan ATM’den 420 TL para çekerek sanığa verdiği, Konak meydanında sanığın otodan indiği ayrıca katılana ait cep telefonunu getireceği telefonla karşılaştırmak üzere aldığı, bu suretle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda, sanık savunmasında suçlamayı kabul etmediği, eylemi yapan kişiye benzediğini beyan ettiğinden, sanığın güncel resimleri temin edilerek bilirkişi aracılığı ile rapor alındığı, bilirkişinin bankamatik kamerasındaki görüntülerden yola çıkarak yaptığı tespitte kameradaki şahsın saçlarının tepe kısmının açıkça dökülmüş ve içinden ten rengi gözükür şekilde olduğu ve yine şahsın çenesinin gamzeli olması ve daha yaşlı gözükmesi sebebi ile huzurda incelenen resimleri belirlenen dosyanın sanığının kamera görüntüsündeki kişiden 3 sene sonra dahi daha genç gözüküp çenesinde gamzenin bulunmaması ve saçlarının dökük olmaması sebepleri ile resimdeki şahsın sanık olduğu konusunda tam bir vicdani kanı oluşmadığı, böylece sanığa dolandırıcılık eylemini yapan şahıs olduğuna dair cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığından beraatına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 04/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.