Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/2361 E. 2014/18017 K. 04.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2361
KARAR NO : 2014/18017
KARAR TARİHİ : 04.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, şantaj
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır
Somut olayda; mağdurların …’a ait araç ile … karayolu üzerinde bulunan … piknik alanına eğlenmeye gittikleri, saat 20:30 sıralarında sanık …’ın kullandığı aracında yanında diğer sanık … olduğu halde mağdurların aracının bulunduğu bölgeye gelip park ettiği, biralarını içmeye başladıkları, sanık …’ın ihtiyaç gidermek amacıyla dere kenarına gittiği esnada kimliği tespit edilemeyen bir şahsın …’ın yanına gelerek 1 saattir burada mağdurların içinde bulunduğu aracı gözetliyorum, araç içersinde uygunsuz vaziyette ellerinde bira varken gördüm demesi ile sanık … ile kimliği tespit edilemeyen diğer şahsın mağdurların bulunduğu aracın yanına gittikleri,…’in ise …’a ait aracın yanında beklediği, …’ın mağdurlara “burada kundaklama olayı oldu, sizin burada ne işiniz var bu saatte, biz sivil polisiz ve sizden şüpheleniyoruz” deyip mağdurların kimliğini istediği, mağdurlarında kimliklerini verdikleri, sanık …’ın, …’e “komiserim ne yapıyoruz” dediği fakat …’in ses çıkarmadığı, …’ın mağdurları inandırmak ve kendisine polis süsü vermek amacıyla telefonla bir yeri arayıp veya aramış gibi yapıp “amirim” diye hitap edip “ne yapalım getirelim mi şubeye” deyip telefonu kapattığı ve mağdurların kimliklerini aldığı, diğer şahıs ile birlikte …’in yanına gittiği, bir müddet sonra mağdur …’ı yanına çağırıp komiserimizin canı içki istedi dediği, …’ın da bunun üzerine çıkarıp 20 TL parayı …’a verdiği, …’ın bu yetmez demesi ile 20 TL daha verdiği, …’ın da mağdur …’a kimliğini verip gönderdiği,
Sanığın bu suretle mağdur …’a karşı dolandırıcılık suçunu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm ilgili fıkrasından adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümlerdeki “120 gün”, “100 gün” ve “2.000,00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80,00 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık hakkında santaj suçundan kurulan hükmün temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanık …’ın mağdurların aracının yanına gidip mağdurlar … ve …’den cep telefon numarasının istediği daha sonra mağdurların olay yerinden ayrıldığı, saat 21:30 sıralarında …’ın mağdur …’i cep telefonundan arayarak ben Muhammet başkomiser bir daha buraya gelmeyin orası tehlikeli orda dün akşam olay oldu bizim iki günümüzü zehir ettiniz deyip telefonu kapattığı, tekrar mağduru arayarak …’den buluşmak için randevu istediği, ertesi gün mağdur …’in durumu polise ihbar ettiği, bunu öğrenen sanık …’ın mağdur …’i arayarak “beni kim şikayet ettiyse şikayetinizi geri alın, yoksa arabada fuhuş yaptığınızı, içki kullandığınızı ailenize söylerim” şeklinde sözler söylemek suretiyle mağdur …’e yönelik şantaj suçunu işlediği iddia edilen olayda, sanığın sözlerinin tehdit suçunu oluşturmasına rağmen hakkında yazılı şekilde şantaj suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.