YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/23846
KARAR NO : 2013/20721
KARAR TARİHİ : 23.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, katılanların haberi olmadan bahçelerinde bulunan çam ağaçlarını budadığı ve ağaçların bir kısmını kestiği, ayrıca bahçelerine dikmiş oldukları iki adet dut fidanını kökünden sökerek ortadan kaldırdığı, kendisine niçin böyle yaptığını soran katılanlara tehditle cevap verdiği, ayrıca sanığın, katılanlardan …’i telefonla arayarak “Eşin dut ağaçları dikmiş, bu onun eceli olacak, istersen 155’i ara istersen savcı’ya bildir, ben size soracağım” şeklindeki sözlerle katılanları tehdit ettiğinin iddia edildiği olayda; sanığın savunmalarında, suç işleme kastıyla hareket etmediğini, bakımı yapılmayan ağaçları, evine ve bahçesine zarar verdiğinden budamak zorunda kaldığını, aynı şekilde dut fidanlarının da ortak duvarın dibine dikilmesi nedeniyle zarar verdiklerini, bu konuda katılanları uyardığı halde sökmediklerinden kendisinin söktüğünü, ayrıca kimseyi tehdit etmediğini belirterek suçlamaları kabul etmemesi, bilirkişi raporunda, miras nedeniyle bölünen parseldeki çam ağaçlarının yalnızca budanmış olduklarını, zarar görmediklerini, ortada görünmeyen ve söküldüğü iddia edilen dut fidanlarının ise, ortak duvardan en az 3-4 m geri çekilerek
dikilmesi gerektiği halde, 45 cm yakınına dikilmesi nedeniyle katılanların kurallara riayet etmediğinin belirtilmesi dolayısıyla mala zarar verme suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, yine sanığın üzerine atılı tehdit suçunu işlediğine dair, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği hususları gözetilerek, mahkemece sanık hakkında verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.