YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2449
KARAR NO : 2014/17928
KARAR TARİHİ : 04.11.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılanın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılanın yokluğunda verilip 14.12.2010 tarihinde tebliğ olunan 30.11.2010 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 01.02.2010 tarihli temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Dolandırıcılık suçunun dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle işlenmesi, bu suçun temel şekline göre daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektiren bir durum olarak TCK’nın 158/1-a maddesinde düzenlenmiştir. Madde gerekçesine göre, burada dikkat edilmesi gereken husus, dinin bir aldatma aracı olarak kullanılmasıdır.
Din, bir topluluğun sahip olduğu kutsal kitap, peygamber ve Allah kavramını da genellikle içinde bulunduran inanç sistemi ve bu sisteme bağlı olarak yerine getirmeye çalıştığı ahlaki kurallar bütünüdür. Dini inanç, dine inanan, belirli bir dine mensup kişinin duygularıdır. Bir insanın dini inanç ve duyguları ile doğup büyüdüğü, terbiyesini aldığı ailesi, çevresi ve içinde bulunduğu toplum arasında çok sıkı bir ilişki bulunmaktadır.
Bu nitelikli unsurun gerçekleşebilmesi ve suçun oluşabilmesi için, dini kurallara bağlı olanların, önem verdiği değerler, dini inanç ve duygular aldatma aracı olarak kötüye kullanılmalı, bu suretle gerçekleştirilen hile ile haksız bir yarar da sağlanmış olmalıdır.
Sanığın, yolda yürüyen 70 yaşlarındaki katılana “Hacı Amca” diye seslendiği, katılanın dönüp baktığında yanına gelerek orada bulunan bir binayı gösterip, Almanya’da yaşadığını, babasının vefat ettiğini, bu binayı ve bir takım eşyaları kendisine bıraktığını, tekrar Almanya’ya döneceğini, kendisine kalan eşyaları ve binayı hayır için dağıtmak istediğini, kendisine yardımcı olup olamayacağını sorduğu, katılanın da yardımcı olabileceğini, ancak namaza gittiğini, daha sonra bu meseleyi konuşabileceklerini söylediği, bunun üzerine sanığın, katılan ile birlikte camiye gidip namaz kıldıktan sonra tekrar aynı binanın önüne geldikleri, katılana, “binada bulunan eşyaları bir araç tutarak yükleyip dağıtalım” dedikten sonra Avrupa’dan yeni geldiğini, yanında hiç Türk Parası olmadığını, araç kiralamak için kendisine bir miktar para vermesini, daha sonra üzerinde bulunan Euro’yu bozdurup parasını vereceğini söylediği, katılanın cebinden çıkardığı 1.000 TL’yi alıp, “ben sana 2.000 TL para vereceğim, bu paradan 1.000 TL’sini sen alırsın, 1.000 TL’sini de camiye verirsin” dediği, birlikte araca bakmak için gidecekleri sırada sanığın yine eşine araba bakmak için gideceğini söyleyip aynı binaya girerek olay yerinden uzaklaştığı olayda, eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 04.11.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.