Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/2488 E. 2014/18084 K. 05.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2488
KARAR NO : 2014/18084
KARAR TARİHİ : 05.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, isminin … i olduğunu ve Karayollarında asfalt mühendisi olarak çalıştığını söyleyerek şikayetçinin dairesini kiralamak istediği, görüşme sırasında sanığın cep telefonu ile konuşur gibi yaptığı ve daha sonra şikayetçiye telefondaki kişinin 3 tane kuzu sattığını 1 tanesini kendisinin alacağını kalan 2 kuzuyu 70 Euro para vermesi halinde şikayetçi adına satın alabileceğini söylediği, sanığa güvenen şikayetçinin, sanığa istediği parayı verdiği, parayı alan sanığın şikayetçinin yanından ayrıldığı ve geri gelmediği, sanığın bu eylemiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın savunması, katılan beyanı, fotoğraf teşhis tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, adli para cezası ile cezalandırıldığı ve tekerrürün sadece hapis cezaları açısından uygulanma imkanının bulunduğu dikkate alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanma imkanının bulunmadığı gözetilmeden, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. Maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, “sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına” dair bölümün çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.