Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/24891 E. 2016/2713 K. 28.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/24891
KARAR NO : 2016/2713
KARAR TARİHİ : 28.03.2016

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık

Sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, 2003 yılında ………. satış temsilcisi olarak çalıştığı sırada katılana 10/01/2003 başlangıç tarihli …… poliçesi tanzim edilmesi sırasında katılanla tanıştığı, olay tarihinde …….. görevli olan katılana gelerek sahip olduğu poliçeden daha karlı bir sigortacılık işlemi olduğunu belirterek yeni bir teklifte bulunduğu, sanığın halen sigorta şirketinde çalıştığını düşünen katılanın mevcut sigortasını sona erdirerek sanığın bahsettiği sigorta kapsamına geçmek amacıyla, muhtelif tarihlerde sanığın hesabına toplam 58.508TL gönderdiği, sonradan adına sigorta poliçesi düzenlenmediğini öğrendiği, sanığın bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın aşamalarda alınan savunmasında 2003 yılında …….. sigorta acentesinde satış temsilcisi olarak çalıştığı dönemde katılan ile tanıştığını ifade etmesi, sanık müdafinin mahkemeye sunduğu 18/01/2012 tarihli yazılı savunma dilekçesinde de sanığın 2003 yılında çalıştığı sigorta şirketinden ayrıldığını belirtmesi karşısında, sanığın eyleminin serbest meslek faaliyeti kapsamında değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-Sanığın, 5237 TCK’nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun’un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi,
2-Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
3-5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 28/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.