Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/24907 E. 2016/2729 K. 28.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/24907
KARAR NO : 2016/2729
KARAR TARİHİ : 28.03.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık

Sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
…… Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şirketi’nin …… tarihinden itibaren yetkilisi olan sanık …’ün bu şirketin ….. A.Ş. …… Şubesinde bulunan …… nolu çek hesabına ait ……. keşide tarihli ….. TL bedelli çeki olay tarihinde eşi olan ……. adına takliden imzalayarak …… Oto Aksesuar Ltd.Şti yetkilisi …… verdiği, suça konu çekin de …….. tarafından ciro edilerek katılana verildiği, çekin bankaya ibrazında karşılığı bulunmadığının anlaşıldığı, sanığın bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın duruşmada alınan savunmasında suçlamayı reddederek suça konu çeki boşandığı eşi ….. yerine imzaladığını ancak yetkili olduğu dönemde mi, yoksa daha önceki dönemde mi imzaladığını hatırlamadığını zira suça konu çeki … isimli şahsa hatır çeki olarak verdiğini, karşılığında herhangi bir mal almadığını, borç ödemediğini savunması ve dosyada mevcut nüfus kayıt örneğine göre …’nun beyanı alınamadan …… tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti amacıyla, ……. Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şirketi ile …….. Aksesuar Deri Tekstil Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne ait yasal defter ve belgelerin ilgili kurumdan temin edilerek suça konu çekin hangi hukuki sebebe dayanılarak ve hangi tarihte sanıktan alındığının tespiti ile sanığın menfaat temin edip etmediği ve bu suretle atılı dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmayacağı karar yerinde denetime olanak verecek şekilde tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-Sanığın TCK’nın 158/1-f-son maddesinden mahkumiyetine hükmedilirken, öncelikle tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, bir gün karşılığı 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde nitelikli dolandırıcılık suçundan, gün para cezası miktarı belirlenmeksizin haksız menfaatin iki katından az olamayacağı gerekçesiyle, 23.340 TL adli para cezası belirlenek TCK’nın 62.maddesi gereğince bu miktar üzerinden indirim yapılması,
2-5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.