YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/24988
KARAR NO : 2014/1385
KARAR TARİHİ : 29.01.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit, hakaret
HÜKÜM : Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı
itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya,onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Sanık …’nun arabasını oturduğu binanın bahçesine park edip kapısını açarken kaysı ağacının dalının elini çizmesi üzerine, dalın bir başkasına zarar vermemesi için dalı içeri doğru eğerken yanlışlıkla kırdığı, bu durumu gören komşusu … ile aralarında dalın kırılması nedeniyle tartışma çıktığı, tartışma esnasında …’in …’e hitaben hakaret ve tehdit içerikli sözler sarf ettiği, sanık …’in de …’e hakaret ve tehdit içerikli sözlerle cevap verdiği, olay yerine gelen …’in eşi …’nin sanık …’in eşinin kardeşi olan …’a hakaret içerikli söz söylemesi üzerine sanık …’ün de hakaret ve tehdit içerikli sözlerle cevap verdiği iddia olunan olayda; mahkemece ağacın bir dalının yanlışlıkla zarar gördüğü ve daha sonra sanık …’nin zarar görmüş olan ağaç dalını kestiği, sanık …’nin mala zarar verme suçu yönünden suç kastı ile hareket etmediği, olay esnasında sanık …’nin katılan …’e yönelik hakaret ve tehditte bulunduğu iddia edilmiş ise de, sanık …’nin üzerine atılı hakaret ve tehdit suçlarını işlediğine dair soyut iddia dışında cezalandırılmasına yeter derecede her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı, sanık …’ün her iki katılana yönelik tehdit suçunu işlediğinin sabit olmadığı, katılan …’nin kendisine yönelik hakaret içeren sözler söylemesi üzerine sanık …’ün katılana “şerefsiz sensin” diyerek cevap verdiğinin anlaşılması nedeniyle olayın özellikleri dikkate alınarak TCK 129/3 maddesi gereğince sanık …’e ceza verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği gerekçeleri ile sanıklar … ve …’ın, haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması
kararı verilen katılan-sanıklar … ve …’e yönelik eylemleri yönünden, beraat ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 29.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.