Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/25022 E. 2013/17092 K. 11.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25022
KARAR NO : 2013/17092
KARAR TARİHİ : 11.11.2013

Hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlâl suçlarından suça sürüklenen çocuklar … ve …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 35/2, 31/3, 62/1 ve 50/3. maddeleri uyarınca 6.000 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmalarına; aynı suçlardan suça sürüklenen çocuk Eser Türkoğlu’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 35/2, 31/3, 62/1 ve 50/3. maddeleri uyarınca 4.500 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına; suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından açılmış bir dava bulunmadığı anlaşıldığından bu suçlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair, Gaziosmanpaşa Çocuk Mahkemesinin 25/02/2013 tarihli ve 2011/242 esas, 2013/197 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 27.07.2013 gün ve 2013/12113/47966 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.09.2013 gün ve 2013/262367 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuklar hakkında Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 01/03/2011 tarihli ve 2011/6169 soruşturma, 2011/3281 esas ve 2011/239 sayılı iddianamede, hırsızlık suçu ile birlikte mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlâl suçlarına ilişkin eylemlerin anlatımının yapıldığı, atılı suçların unsurlarının gösterildiği ve sevk maddelerinin de belirtildiği, dolayısıyla mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlâl suçlarından da 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesine uygun biçimde kamu davası açıldığı halde, aynı Kanun’un 225. maddesi hükmüne aykırı olarak bu suçlar yönünden de hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 29.12.2011 gün ve 2011/Bşk-42-42 Esas-Karar sayılı kararında belirlendiği gibi 2797 sayılı Yargıtay Yasasının görevlerini düzenleyen 14. maddesinin 3. Fıkrasının (a) bendinde; “Daireler arasında işbölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir,” (b) bendinde de; “çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir” hükmüne yer verilmiştir.
Çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır, hükmünü amirdir.
İncelenen dosya içeriğine göre;
İncelemeye konu suçlardan iddianamede anlatılan ve sevk maddeleri gösterilen hırsızlık suçunun cezası, iki yıldan beş yıla, konut dokunulmazlığını bozmak suçunun altı aydan üç yıla ve mala zarar verme suçunun cezası ise dört aydan üç yıla kadar hapis cezasından ibaret olduğu gözetildiğinde; İddianamedeki sevk maddeleri ve nitelendirmeye göre, Yargıtay Kanununun Değişik 14. maddesi gereğince temyiz incelemesi Yüksek (13.) Ceza Dairesinin görevi dahilinde olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 11/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.