Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/2512 E. 2014/17994 K. 04.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2512
KARAR NO : 2014/17994
KARAR TARİHİ : 04.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçi …’un pide dükkanı çalıştırdığı, olay tarihinde akşam vakti …’ın iş yerine gelerek yiyecek hazırlattığı, iş yerinde gerekli hazırlık tamamlandığı sırada sanık …’ın telefonunun çaldığı, sanık …’ın telefondaki şahsın şikayetçinin tanıdığı … olduğunu ve kendisi ile konuşmak istediğini söylediği, şikayetçinin telefonu aldığında telefondaki şahsın sanığı kastederek “çocuklar bizdendir, onlara yiyecek ver, para da alma 150TL ver, ben az sonra gelip sana parayı vereceğim” dediği, şikayetçinin … abi dediği kişiyi tanıması nedeni ile malzemenin parasını almadığı gibi inanarak önce 150TL parayı …’a verdiği, …’ın kapıdan dönerek 50TLdaha istediği, şikayetçinin onu da verdiği, bu sırada önceden tanıdığı sanık …’in gelip pul biber alması üzerine şahıslardan şüphelendikleri ve şahısların bindikleri aracı gördükleri,akabinde şikayetçinin yanında çalışan tanık …’yı …’in yanına gönderip sorduğunda, tanık …’in bu kişileri göndermediği, telefondakinin de kendisi olmadığını beyan ettiği, bu şekilde sanıkların şikayetçiyi dolandırdıkları iddia olunan somut olayda;
1- Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığun üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği sanık savunmaları, şikayetçi ve tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin sübutu kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık …’ın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
2- Adli para cezası tayin edilirken uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 223/6.maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak “beher gün 20TL den 600 TL” ve “300 TL adli para cezası” terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5gün”, “2gün” ve aynı kanunun 52/2. maddeleri gereğince verilen 150 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere sonuç olarak “40TL” adli para cezası ile cezalandırılmasına ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçu ısrarla kabul etmemesi, olay esnasında dükkanda bile olmaması ve arabada beklemesi, sadece pul biber almak için dükkana girip ardından hemen çıkması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işledği yönünde her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı sanık savunması, şikayetçi ve tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmasına karşın sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 04/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.