Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/25479 E. 2016/2095 K. 24.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25479
KARAR NO : 2016/2095
KARAR TARİHİ : 24.02.2016

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar …….. hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan ve sanık ……. hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Dosya kapsamına göre, suç konusu sahte bonoda borçlu ve alacaklı olarak aynı kişinin adının yazılı olduğu, belgenin hukuki sonuç doğurmasının mümkün bulunmadığı, aldatma yeteneği olmadığı anlaşılmakla sanıklar ….. resmi evrakta sahtecilik ve sanık ……. hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, şeklindeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç yönünden sanıklar hakkında gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin beraat kararlarının kanuna aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık ……. hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde ise;
Sanığın, hazine arazisinin kendilerine ait olduğundan bahisle katılana sattığı ve parasını farklı zaman dilimleri içinde aldığı, yine arazinin satışı için gerekli olduğundan bahisle, katılan adına telefon hattı alarak kullandığı iddiasının, katılanın sanık ….. parasını aldığına ilişkin beyanları, sanığın dolaylı ikrarı ile sözkonusu aldatıcı kabiliyeti bulunmayan senedin sanığın el ürünü olduğunun anlaşılması karşısında, dolandırıcılık suçundan mahkumiyeti yerine, daha sonra verilen ve dolandırıcılık suçunun hile unsuru olmayan sahte senedin, önceden doğan borç ilişki nedeniyle verildiği gerekçesiyle yazılı şekilde beraat hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan,hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.02.2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.