Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/2565 E. 2014/14550 K. 15.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2565
KARAR NO : 2014/14550
KARAR TARİHİ : 15.09.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; sanığın … ili … ilçesinde … parselde bulunan arazisinde 2008 yılı içinde pamuk destekleme primi almak için başvuruda bulunduğu fazladan toplam 1.378.15 Tl pamuk destekleme primi ödendiği, daha sonra Tarım İl Müdürlüğü .temsilcilerince mahallinde düzenlenen tespit tutanakların değerlendirilmesi neticesinde; sanığın arazisinin 201.375 metrekare olup içerisinde 10.685 metrekare alanda sulama havuzu olup 190.610 metrekare alanda üretim yapılabileceği sanığın da bunun 103.485 metre karelik kısmını kullandığı halde sanığın arazinin tamamında üretim yapmış gibi beyanda bulunarak haksız ve fazla prim aldığının iddia edildiği olayda, ilçe tarım müdürlüğü görevlilerinin dönüm başına 500 kg ürün elde edilebileceği tespitine karşılık mahkemece alınan bilirkişi raporunda ekim yapmaya elverişli olmayan alanların da olup dönüm de 525 kg ürün elde edilebileceğinin ifade edilmesi karşısında üretim yılı içinde yapılmış bir tespit bulunmaması üretime elverişli olmayan alanlarda da ürün alınmış olabileceği, arazide iddia edilenden daha çok miktarda pamuk elde edilebilmesinin imkan dahilinde olduğu, aynı parselin bir kısmında üretim yapan … hakkında aynı suçtan açılan Adana 1 Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/16 esas sayılı dosyasının mahkemece araştırılıp beraatle sonuçlandığının duruşma tutanağına geçmiş olması dairemizce ilgili dosyanın getirtilerek birlikte değerlendirilerek 2013/5770 esas sayılı dosyada beraat kararının onanmasına karar verilmesi, tanık beyanlarının da sonuca etkili olmayacağının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmediği gibi, dolandırıcılık kastının bulunmadığı ve mahkumiyete yeter, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği gerekçesiyle sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle,usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 15/09/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.