YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25854
KARAR NO : 2014/16667
KARAR TARİHİ : 16.10.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; Alacaklı-katılan bankaya ipotek borçlusu olduğu bildirilen sanığın, mâliki olduğu mesken vasıflı 13 no’lu bağımsız bölümün ihalesinin icra marifetiyle alacaklı-banka adına yapılması ve dairenin 15.10.2010 tarihinde banka adına tapuda tescilinin sağlanmasını müteakip; tahliye ihtarnamesinden haberdar olan sanığın; 05.01.2011 tarihli “tahliye tutanağında” tespit olunduğu üzere; ahşap iç kapı-pencere, yer döşemelerinin kırılması, elektirik tesisatının sökülmesi, duvar ve zeminlere motor yağı sürülmesi sonrasında daireyi boşaltması eylemlerinin “mala zarar verme” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53/1-c maddesinde yer alan hak yoksunluğunun “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından” koşullu salıverilme tarihine kadar geçerli olacağının gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 7.paragrafın çıkartılıp yerine; “Sanığın, TCK’nın 53/3.maddesi uyarınca, aynı maddenin 1.fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” paragrafı yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.