Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/26109 E. 2013/17578 K. 14.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/26109
KARAR NO : 2013/17578
KARAR TARİHİ : 14.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; durakta otobüs beklerlerken göz tansiyonu rahatsızlığını eşi … ile konuşmakta olan katılanın sözlerine kulak misafiri olup onlara yaklaşan ve 13.11.2008 tarihinde benzer bir olay nedeniyle yakalanan sanığın; “…Ankara Göz Hastanesi’nde çalıştığı, derdine deva olabilecek ilacı parasını vermesi halinde ertesi gün temin edip evine teslim edeceği…” gibi yalanları inanç uyandıracak şekilde söyleyip, kendisine duyulan güveni arttırmak için katılana verilen el yazısını havi pusulada da adını … olarak bildirip ondan ilaç parası almak suretyile haksız yarar sağlaması eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıda belirtilen sebep dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde aynı gerekçeyle temel adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının asgari haddin üzerinde hükmolunması suretiyle çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının birinci paragrafındaki “30”; 2. paragrafında yer alan “25”; üçüncü paragrafında yazılan “500” rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5”; “4” ve “80” rakamları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.