YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/26161
KARAR NO : 2016/3039
KARAR TARİHİ : 05.04.2016
MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık…… ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ……’un sigorta şirketini dolandırmak amacı ile fikir birliği içerisinde hareket etmek suretiyle,…… adına kayıtlı ve ona ait …..plaka sayılı minibüsü….köyünde bulunan ……’ın evinin önüne sözde araç üzerinde haciz var diyerek saklayıp daha sonra suç tarihinde …..Müdürlüğüne ….’un başvurarak aracının çaldırdığını belirttiği, bu başvuru ile birlikte sigorta şirketine de başvurarak araç bedeli olan miktarı sigorta şirketinden tahsil ettiği, aracın saklandığı yerden Emniyet görevlilerince bulunup katılan şirkete teslim edildiği şeklindeki olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin eksik inceleme ile karar verildiğine ve savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın eylemine uyan TCK’nın 158/1-k maddesinde düzenlenen sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık suçunun cezasının suç ve hüküm tarihinde 2 yıldan 7 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası olduğu, anılan maddede 03/04/2013 tarihinde yayımlanan 6456 sayılı Kanun’un 40. maddesi ile yapılan değişiklikle TCK’nın 158/1-son maddesi gereğince hapis cezasının alt sınırının 3 yıldan, adli para cezasının miktarının da suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı şeklinde düzenleme getirildiği gözetilmeden, uygulama yeri bulunmadığı halde TCK’nın 158/1-son cümlesi gereğince sanığın 3 yıl hapis cezası ve suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı göz önüne alınarak 3.600 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayini,
2-Katılan şirketin suçtan doğan zararının, sanık …….’ın fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiği ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen……. tarafından giderilmiş olması karşısında; etkin pişmanlığı dosyaya yansımayan sanık …..hakkında TCK’nın 168/2. maddesi hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3-TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun“ sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi gereğince ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine, 05/04/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi