YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/26538
KARAR NO : 2014/17202
KARAR TARİHİ : 23.10.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye …, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun … şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır.
Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, … ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Hakaret huzurda işlenebileceği gibi, gıyapta da işlenebilir. Gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için, mağdurun yokluğunda en az ikiden fazla kişilerle ihtilat edilerek yani en az üç kişinin hakaret sözünü öğrenmiş olması kaydıyla hakaretin yapılması şarttır. Mağdur bu sayıya dâhil değildir. Mağdurun hazır olması halinde gıyapta hakaret den bahsedilemez. Kendileriyle ihtilat edilen kişilerin bir arada bulunmaları ve hakaret sözünü aynı anda öğrenmelerine gerek yoktur. İhtilat aktarma suretiyle gerçekleşmişse hakaret sözlerinin aynı yada benzer olması aranmalıdır. Fail, sözlerini ikiden fazla kişiye söylemekte yada daha çok kişinin duyabileceği bir yerde konuşmakta ve sözleri başkaları tarafından duyulabilmekte, failde bu durumun bilincinde ise ihtilat oluşmuştur.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Sanıklar … ve …’nın, Kırşehir E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun C14 koğuşunda hükümlü olarak bulundukları, 05/11/2011 tarihinde sanık …’ın kendi koğuşunun yanındaki koğuşta kalmakta olan bir hükümlü ile tartıştığı, nöbetçi infaz koruma memuru mağdur …’nün akşam olması nedeniyle bahçe kapılarını kapatmaya geldiği, bu sırada diğer infaz koruma memuru katılan …’ın da koğuşun giriş kapısında beklediği, sanık …’ın açık olan kapıdan dışarı çıkmaya çalıştığı, ancak katılan …’ın engel olduğu, koğuşun kapısını kapatarak dışarı çıktıkları, daha sonra sanıklar … ve ona destek olan …’nın jiletle kendilerini kesmeye başladıkları, nöbetçi memur mağdur …’nün sorumlu Başmemurluğa haber verdiği ve koğuşa gelen görevli memurların müdahale ederek sanıkları koğuştan çıkardıkları, kendilerine zarar vermelerine engel olup, önce revirde tedavilerini yaptırdıkları, daha sonra sanıkları ayrı ayrı müşahade odalarına koydukları, sanıkların müşahade odalarına konulmalarından sonra sanıklardan …’nın bulunduğu müşahade odasındaki lavabo taşları ile elektrik ampülü ve duyuyu kırarak zarar verdiği, sanık …’nın ise kendi kaldığı müşahade odasındaki elektrik ampülü ve duyuyu kırdığı, her iki müşahade odasında meydana gelen zararların ayrı ayrı tespit edildiği, bu olaydan bir gün sonra 06/11/2010 tarihinde ise sanıklar …’ın bu defa yine aynı müşahade odalasındaki yatak, battaniye ve nevresim takımlarını yaktığı, sanıklar bu arada görevli infaz koruma memurları olan katılanlar … , …, …, …, … ve …’a hitaben “sizin ananızı avradınızı sinkaf ederim” diyerek küfrettikleri, bu şekilde gerçekleşen eylemlerinin hakaret ve mala zarar verme suçlarını oluşturduğu iddia edilen olayda;
1- Sanık … hakkında mala zarar verme ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet, sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik incelemede;
Sanık … hakkında yakarak mala zarar verme suçundan kurulan hükümde netice ceza 3 yıl 9 ay bulunduğu halde 2 yıl 21 ay olarak belirlenmek suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Sanığın bulunduğu Kırşehir E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda meydana gelen olaylar nedeniyle tutulan 05/11/2010 tarihli tutanakta toplam 156,80 TL zarar tespit edilmiş olup Niğde 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından alınan 20/05/2011 ve 29/07/2011 tarihli ifadelerinde vermiş olduğu 20 TL’lik zararı karşıladığını beyan ederek, buna ilişkin 01/08/2011 tarihli makbuzu sunması ile 05/11/2010 tarihli hasar tespit tutanağında …’nın bulunduğu kabinin elektrik, ampul ve duyunu kırdığının belirtilmesi karşısında, TCK’nın 168. maddesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenebilmesi için bunların değerlerinin tespit edilerek sanık …’nın sadece bu zarardan sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.