YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2691
KARAR NO : 2014/18789
KARAR TARİHİ : 13.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’ın, 11.05.2007 tarihinde, kömür ticareti yapan katılanı telefon ile arayarak 25 ton kömür alacağını ve ödemeyi teslim anında yapacağını söylediği, katılanın teklifi kabul etmesi üzerine suça konu kömürü şoför olan tanık … ile Salihli ilçesine gönderdiği, 14.05.2007 tarihinde sanık …’ın tanık … ‘yü Salihli ilçesi girişindeki bir benzin istasyonunda karşıladığı, onu Uşak yolundaki boş bir arsaya götürüp kamyondaki kömürü buraya indirttiği, parayı ödeyeceğini söyleyerek tanığı buranın ters istikametinde olan Turgutlu yönündeki bir benzin istasyonuna götürdüğü, burada da iki saat beklettiği, daha sonra tanığa parayı Turgutlu ilçesinde ödeyeceğini söylediği, bunun üzerine tanığın başka bir yükü almak üzere Turgutlu ilçesinde faaliyet gösteren bir tuğla fabrikasına gittiği, sanık … ‘un yanında diğer sanık … ile tanık …’in yanına geldiği, parayı postaneden alıp vereceğini söyleyerek tanığı bir süre daha oyaladığı, daha sonra telefonla arayarak parayı Manisa ili çıkışında vereceğini söylediği, bunun üzerine tanığın Manisa ili çıkışına gittiği ancak sanık …’un Manisa ili çıkışına gelmediği gibi telefonlarına da cevap vermediği, sanık … ‘un tanık …’i oyaladığı bu süre zarfında sanıkla birlikte suç işleme iradesi ile iştirak halinde hareket eden diğer sanıklar … ve …’ın davaya konu kömürlerin boşaltıldığı arsadan sanık …‘a ait depoya naklettikleri, kömürleri yasal yollardan alınmış gibi aralarında belge düzenledikleri, katılanın aynı gün müracaatı üzerine kömürlerin, sanık …‘a ait depoda ele geçtiği böylece sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek dolandırıcılık suçunu işledikleri sabit olmakla mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Soruşturma aşamasında sanıklar … ve … adına vekaletname sunarak dosyadan fotokopi alan avukatlara her ne kadar duruşma günü bildirilmemiş ise de; kovuşturma sırasında adı geçen sanıkların yasal haklarının hatırlatılarak savunmalarının alındığı… talebinde bulunmadıkları anlaşılmakla bu hususta bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 13.11.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.