Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/26963 E. 2016/2949 K. 04.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/26963
KARAR NO : 2016/2949
KARAR TARİHİ : 04.04.2016

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, asker arkadaşı olan müştekiyi arayarak altın bulduklarını satmak istediklerini yardımcı olup olamayacağını sorduğu, altınları alabileceğini düşünen katılanın kuyumcu olan tanıdığı….. ve babası ….. ile birlikte tekrar….. İli’ne gittiği, sanık ve kimliği tespit edilemeyen …isimli kişi ile buluştukları, 200 TL karşılığında bir tane numune altın alarak döndüklerinde numune altının gerçek altın olduğunu anladıkları ve tüm altınları almaya karar verdikleri, katılanın 25.000 TL hazırladığı ve …… ile tekrar …. İli’ne giderek otogarda sanık ile buluştukları, katılanın 25.000 TL’yi sanığa teslim ederek, içinde altın olduğunu düşündüğü çantayı aldığı, sanığın yanlarından ayrılmasından sonra çantayı açıp baktığında altınların sahte olduğunu anladığı, sanığın bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafinin suçun sübutuna, eksik incelemeyle karar verildiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan1412 sayılı CMUK’un 321.. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasından adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “1.250 gün”, “1.041 gün” ve “20.820 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi