YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2732
KARAR NO : 2014/18515
KARAR TARİHİ : 11.11.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamıyacaktır.
Sanıkların karı koca oldukları,… Bilgisayar İletişim Elkt. Eğ. Hiz.Tic ve San. Ltd. Şirketinin sahibi ve imzaya yetkili kişisinin sanık … olmasına karşın diğer sanık … tarafından şirket işlerinin fiilen yürütüldüğü, sanıkların iştirak halinde sahte olarak imzalanan bu şirket hesabına ait 23/11/2007 keşide tarihli 23.600 TL bedelli çeki katılan bankaya verdikleri iddia edilen olayda;
1-Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık, sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz isteğinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanığın, 05/11/2007 tarihli beyanında suça konu çek altındaki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmesi, katılan vekilinin Kahramanmaraş 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/725 Esas sayılı dava dosyasının 26/12/2008 tarihli duruşmasında “… çeki ciro eden Bakkallar Gıda Şirketi’nin yetkilisi Ebru Yıldız’dır…” şeklindeki beyanı ile sanığın yargılama aşamasındaki beyanında … ve … A.Ş. şirketlerinin fiilen tüm işlerini kendisinin takip
ettiğini, suça konu çekteki keşideci şirket altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, fakat bizzat kendisinin talimatı ile muhasebeci tarafından atılmış olabileceğini, çek arkasındaki Bakkallar gıda şirketi üzerindeki imzaların kendisinin imzasına benzediğini savunmuş olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde tespiti bakımından sanığın beyanında belirttiği muhasebecisi ile katılan vekilinin beyan ettiği …isimli şahısların açık kimliklerinin tespiti ile tanık sıfatıyla dinlenerek, suça konu çekteki keşideci ve birinci ciro imzalarının onlara ait olup olmadığı hususunda gerekli bilirkişi incelemesinin yaptırılarak düzenlenecek rapora göre sanığın hukuki durumunun değerledirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde sanık hakkındaki sahtecilik suçuna ilişkin davanın mükerrer olduğundan bahisle CMK’nın 223/7. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.