YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2754
KARAR NO : 2014/14454
KARAR TARİHİ : 11.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bağ-Kur’a varolan prim borcu nedeniyle emekli olamadığını sohbet ortamlarında dile getiren katılanın yakın köylüsü olan sanık … ve ortağı (şoförü) olduğu söylenen …’in fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek ona “…geçmişte çok daha fazla miktarda borcu olan bir kişinin borcunu Bağ-Kur’da olan tanıdıklarımız sayesinde 3.000 TL’ye indirip emekli olmasını sağladık…istersen senin de borcunu indirtir, emekli olmanı sağlarız…” diyerek, şikayetçi üzerinde “borcu düşürterek emekli olabileceği” hususunda inanç sağladıktan sonra ondan fotoğraf, nüfus cüzdanı fotokopisi alıp Bağ-Kur’dan aldıkları numarayı da göstererek “…işini halledeceğiz ancak …… köyündeki taşınmazının tapusunu (…’e) devretmelisin…” önerilerini katılana 5.000 TL’lik bir bono da imzalayıp vererek, kabul ettirmeleri ve bedelsiz olarak taşınmazın devrini sağlamaları, ilerleyen zaman içinde işlemlerin yürütülmesi için 800 TL daha para gerektiğini belirtip almalarına rağmen vaatlerini yerine getirmeyip şikayetçiyi oyalayarak haksız yarar sağlamaları eylemlerinin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Dosya kapsamı itibariyle sanıkların hileli hareketlerinin bulunduğunun sübut bulmadığını bu neenle beraatlerine karar verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar hakkında verilen “beraat” kararlarının ONANMASINA, 11/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.