YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2793
KARAR NO : 2014/19306
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (değişen suç vasfı sebebiyle dolandırıcılık)
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in akaryakıt servis elemanı olarak katılan şirkette çalıştığı sırada, … şirketinin dizel özel kartları ile alınan akaryakıt karşılığı hediyeler vermek amacıyla kampanya düzenlemesi üzerine, sanık …’in kardeşi olan sanık … Çoşkun adına kart düzenlendiği ve sanık …’in diğer sanığın bilgisi dahilinde akaryakıt almadığı halde günlük limitin üst seviyesinden akaryakıt alımı yapılmış gibi karta yükleme yaparak sanıkların kampanyadan iki adet bulaşık makinesi ve bir adet cep telefonu almasını sağladığının iddia edildiği olayda,
1-Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık, tanık ve katılan beyanları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre söz konusu karta yüklemelerin sanık … tarafından yapıldığı, bu nedenle sanık …’nin dolandırıcılık suçunu işlemediği gerekçesine dayanan mahkemenin beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Hüküm fıkrasında, takdiri indirim maddesi olarak TCK’nın 62. maddesi yerine 52. maddesi yazılması mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Sanık, tanık ve katılan beyanları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “120 gün”, “150 gün”, “125 gün” ve “2.500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “6 gün”, “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.