Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/2800 E. 2014/14140 K. 09.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2800
KARAR NO : 2014/14140
KARAR TARİHİ : 09.09.2014

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Somut olayda; sanığın katılana bir adet 2. el Yağmur marka lombardini tabir edilen makinayı sattığı, aralarında imzaladıkları sözleşmeye göre makinanın 4.500 TL’ye satıldığı, borcun 4.000 TL’sinin katılan tarafından sanığa ödendiği, geriye kalan 500 TL nin de ödemek amacıyla tanık … …’in sanığa götürdüğü halde sanığın bu parayı kabul etmediği ve katılandan almış olduğu 30.06.2008 düzenleme tarihli, 5000 TL meblağlı 10.07.2008 ödeme tarihli senedi … İcra Müdürlüğünün 2009/16 esas nolu takip dosyası ile icraya koyduğu, böylece bedelsiz kalmış senedi kullandığı iddia edilen olayda, sanığın bu aleti 9.500 TL ye satma konusunda katılan ile anlaştıkları, paranın 4.500 TL lık kısmını satış senedine yazdıkları, geriye kalan 5.000 TL için ise anlaşma doğrultusunda senet tanzim ettikleri, katılanın borcu olan 9.5000 TL nin 4.500 TL sini sanığa nakit olarak vermesi gerektiği, geriye kalan 5.000 TL nin ise sanığa ait tarlayı sürerek ödemesi gerektiği, ancak katılanın sadece 4.000 TL nakit para verdiği, sanığın tarlasını sürmediği, bunun üzerine sanığın, katılan ile aralarında tanzim ettikleri 5.000 TL lık senedi üzerinde yazılı miktar üzerinden icraya koyduğu, sanığın bedelsiz bir senedi kullandığı suçlamasının sabit olmadığı kanaatine varılarak beraatına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 09.09.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY:
Sanık ile katılan arasında “oto satış mukavelesi” başlığı altında, lombardini marka tarım aletinin satışı hususunda bir sözleşme imzalanmıştır.
Katılanın satın aldığı aletin satış bedeli olarak sözleşmede 4500 TL yazılıdır.
Sanık tarafından 5000 TL bedelli senet katılan aleyhine icra takibine konmuştur.
Katılan sözleşmeden 2 ay sonra borucunun 4000 TL’sinin ödediğini, kalan 500 TL’yi ödemek istediğinde sanığın kabul etmediğini, nasıl imzaladığını bilmediği 5000 TL’lik senedin sanık tarafından icraya konulduğunu iddia etmektedir.
Tanık …: katılanın sanığa 4000 TL verdiğini, daha sonra kendisiyle 500 TL daha gönderdiğini, sanığın “katılandan alacağım var” diyerek senedi iade etmemesi üzerine 500 TL parayı vermekten vazgeçtiğini ifade etmiştir.
Sanık savunmasında; aracın satışı hususunda 9500 TL’ye anlaştıklarını, müştekinin 4000 TL ödediğini, 4500 TL ‘sini satış senedine yazdıklarını, 5000 TL için tarlasını süreciğini, ancak geriye kalan parayı ödemediği gibi tarlayı da sürmediğini söylemiştir.
45000 TL olan borcunun 4000 TL’sini ödediği halde sanığa verdiği boş senedin sanık tarafından 5000 TL olarak doldurulup icraya konulduğu gerekçesiyle katılan tarafından menfi tespit davası açıldığı ve ceza davasının sulh hukuk mahkemesi tarafından bekletici mesele yapıldığı görülmektedir.
Olayı yeniden özetlersek:
1-Müşteki ile sanık arasında düzenlenen 4500 TL’lik bir sözleşme mevcuttur.
2-Bu sözleşmeye bağlı olarak katılan tarafından sanığa 4000 TL ödendiği sanık tarafından da kabul edilmektedir.
3- Katılan tarafından imzalanan senet 5000 TL olarak icraya konulmuştur.
Yazılı deliller ve sanığın ikrarı bu şekilde olup bu delillerin aksi ancak yazılı delillerle kanıtlanabilir.
Bu nedenle mevcut ikrar ve yazılı delillere göre sanığın cezalandırılması cihetine gidilmelidir. Buna rağmen hangi nedenlerle üstünlük tanındığı izah edilmeyen sanık savunmasına itibar edilerek beraat kararının onanmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan sayın çoğunluğun kararına muhalifim.