YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2808
KARAR NO : 2014/19380
KARAR TARİHİ : 20.11.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat, mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan vekilinin temyiz dilekçesinin içeriğine göre, temyiz isteminin sanıklar … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu Kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Salihli İlçesinde serbest muhasebecilik yapan sanık …’nın, müşteki …’un 14.5.2004 tarihinde kaybettiği nüfus cüzdanını kullanarak Bilgisayar Malzeme Satışı üzerine faaliyet gösteren işyeri açılmış gibi … Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğüne posta yoluyla başvuruda bulunduğu, akabinde müşteki adına sigorta mükellefiyeti tesis edildiği, daha sonra gerçek olmadığı halde sanık …’u adı geçe işyerinde 15.5.2004 – 31.7.2004 tarihleri arasında diğer sanık …’i 15.5.2004 – 31.7.2004 tarihleri arasında sigortalı çalışan olarak gösterdiği, sanık … tarafından sahte olarak tescil ettirilen söz konusu iş yerinin sigorta primlerinin zamanında yatırılmaması üzerine müşteki …’a 2169.59 TL olan prim borcunu yatırmadığı hususunda katılan kurum tarafından ödeme emri gönderilmesi sonucu durumun ortaya çıktığı, bu şekilde sanıkların birlikte hareket ederek üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1- Sanık … hakkında … ilgili eylemleri nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararı ile sanık …’e hizmet süresi kazandırılması eylemleri yönünden sanıklar … ve … hakkında yapılan temyiz itirazlarının incelemesinde;
Son prim ödemesinin 31/07/2014 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla, 31.07.2004 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’ nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA;ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2- Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğinin sabit görülmediği gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.