Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/2822 E. 2014/19022 K. 17.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2822
KARAR NO : 2014/19022
KARAR TARİHİ : 17.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın farklı tarihlerde katılanların işyerlerini arayarak sipariş vererek 200 TL para üstü getirmelerini de istediği, katılanların kendileri veya çalışanları ile sanığın belirttiği adrese para üstü ve siparişleri götürdüklerinde sanığın aşağıda karşılayarak para üstü ve siparişleri aldığı ve bina içine girip çıktıktan sonra parayı üst kattan almalarını söyleyip katılan veya çalışanları gönderip kaçtığı olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
2-TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Sanığın sabıka kaydında gözüken Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2001/78 E. 2001/350 karar sayılı 2 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin ilamın 09/01/2006 tarihinde yerine getirildiği anlaşılmakla, TCK’nın 58/1-b maddesi uyarınca infaz edildiği tarihten itibaren 3 yıl geçtikten sonra işlenen suçlar için tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden sanık hakkında anılan ilam yönünden tekerrür hükümlerinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkralarında adli para cezasına ilişkin sırasıyla “100 gün”, “83 gün” ve ” 1660 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve ” 80 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi ve hüküm fıkralarında yer alan; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasında TCK’nın 58. Maddesinde tekerrüre esas alınan Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2001/78 E 2001/350 karar sayılı ilamı” ibaresi kaldırılarak yerine “Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/304 E 2008/385 karar sayılı ilamı” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.