YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/28235
KARAR NO : 2014/19266
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit, mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin,onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi,verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir.Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez.Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır.Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılana ait sera naylonunu iki yerinden kesip, sera içerisinde bulunan muz meyvelerini dallarından keserek zarar verdiği, sera naylonu üzerine boyalı kalem ile sera sahibi olan katılana hitaben yazıldığı anlaşılan “Bura bizim aşağı sizin anlaşalım, biz seni arayacağız 500 lira gönder”, “bu dediklerimiz olmazsa, günün sayılı adım attığın yerlere dikkat et, senin yanındaki de sırada” biçiminde tehdit sözleri yazmış olduğu, sanığın bu eylemi, suç tarihinden önce katılanın, eşi ile birlikte kaçıp beraber yaşamaları ve katılanın daha önceden zarar verilen serayı eşine vereceğine ilişkin satış sözleşmesi bulunduğu gerekçesiyle yaptığı iddia edilen olayda:
Sanığın aşamalarda, suçu işlemediğini beyan etmesi, olayın tanığı bulunmaması, sera naylonu üzerine yazılan tehdit içerikli yazı üzerinde yapılan kriminal incelemede, yazının sanık tarafından yazıldığının tespit edilememesi karşısında; sanığın yüklenen suçları işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından, beraatına ilişkin kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.