Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/2833 E. 2014/14144 K. 09.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2833
KARAR NO : 2014/14144
KARAR TARİHİ : 09.09.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir.Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmıyan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; Bismil ilçesinde 2006 yılı pamuk ürününe ait 21/01/2008 Tarım Bakanlığının pamuk destekleme primlerine ilişkin yoğun yolsuzluğun yapıldığına ilişkin bilgilerin artması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında sanıkların toplam 633,911,00 m² pamuk ektiğine dair kaydının mevcut olduğu, Kadastro ve Tarım İl Müdürlüğü temsilcilerince …, …, … köylerinde sanıklara ait 678.954,17m² alanın tespitinin yapıldığı, belirtilen arazinin 99.382.00m² sinin boş, 579.572,17 m² sinde 2006 yılında fiilen pamuk ekildiğinin tespit edildiği, bu şekilde toplam 6.624,14 TL haksız destekleme miktarının olduğunun belirlendiği, sanıkların bu suretle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda,
Her ne kadar sanıkların eylemlerinin sabit olduğu kabul edilerek sanıklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; bu kararın verilmesinden sonra buna benzer dosyalarda bir kısım avukatların hesaplamalarda %10 hata payı olabileceği yönünde iddiada bulundukları, bu iddiaların Tarım İl Müdürlüğünden başka dosyalar kapsamında sorulduğu gelen cevabi yazıda %10 hata payı olabileceğinden söz edildiği, keza karardan sonra benzer başka dosyalarda %10 hata payı ile ilgili bilirkişi raporlarına rastlandığı bu raporlarda; Bismil ilçesine ait uydu görüntüleri ile yine Bismil ilçesine ait sayısallaştırılmış olan kadastro paftaları kullanılarak Uzaktan Algılama ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ile GPS cihazının kullanımından kaynaklanan %5 ve bu cihaz vasıtasıyla alınan koordinatların uydu fotoğrafı üzerine aplike edilmesi ile bu alanların ölçümü esnasında el hassasiyetinden kaynaklanan %5 olmak üzere yaklaşık %10 luk bir hata payının olabileceğinin belirtildiği, buna göre somuta olayda; sanıkların 633.911 m2 alana pamuk ekimi yapacaklarına dair bildirimde bulundukları, bilirkişilerce yapılan inceleme ve tespitler sonucunda 579.572 m2 alanda fiilen pamuk ekimi yapıldığının tespit edildiği, aradaki farkın 54.339 m2 olduğu,%10 hata payı gözetildiğinde beyan edilen alan ile fiilen ekilen alan arasında yüzde onluk hata payı söz konusu olabileceğinden ve buna göre sanıkların atılı suçu işledikleri sabit olmadığından beraatlarına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 09.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.