Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/28371 E. 2014/19378 K. 20.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/28371
KARAR NO : 2014/19378
KARAR TARİHİ : 20.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kamu davasına katılma istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyen sanık …’un 5271 sayılı CMK’nın 237/2 ve 238. maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilerek ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılan sanık …’un, sevk ve idaresinde bulundurduğu… plakalı aracıyla trafikte seyir halinde olduğu esnada … plakalı aracı kullanan katılan … ile yol verme meselesi yüzünden tartıştığı, akabinde bu olay nedeniyle katılan …’i basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaraladığı, bir süre sonra bu olayı duyan ve katılan …’in kardeşleri olan sanıklar…’in de katılan sanık …’ın aracını durdurarak ellerinde bulunan sopalarla araca vurmak suretiyle zarar verdikleri, bu şekilde katılan sanık …’ın kasten yaralama ve diğer sanıklar …’in de mala zarar verme suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1- Katılan sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Katılan sanık savunması, katılan ifadesi, kesin doktor raporu ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın adli sicil kayıtlarındaki mahkumiyetlerin kesin hüküm niteliğinde olduğu ve CMUK’nın 305/2. maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, sanığın mükerrir sayılarak cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümde yer alan TCK’nın 58. maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkartılarak sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanıklar … ve … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Katılan sanık …’ın aşamalarda değişmeyen ifadesinde, sanıkların aracını durdurarak ellerinde bulunan bıçak ve sopalarla vurmak suretiyle zarar verdiklerini belirtmesi, kolluk tarafından 04.10.2010 tarihinde tanzim edilen görgü tespit tutanağı içeriğine göre de suça konu araca zarar verildiğinin anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerinin sübuta erdiği gözetilerek atılı suçtan cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.