YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/28449
KARAR NO : 2014/2038
KARAR TARİHİ : 06.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararına dair sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilip usulüne uygun olarak 23.05.2012 tarihinde tebliğ olunan 29.02.2012 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 06.07.2012 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararına dair sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık …’ın kendisine müdafii atandığından haberi olmadığı dosya kapsamından anlaşılmışsa da, sanık …’a gerekçeli kararın tebliğ edildiği ve gerekçeli karar başlığında da adı geçen sanığa müdafii olarak Av. …’ın yazıldığı, bu haliyle gerekçeli kararın tebliği ile sanık …’… olarak Av. …’ın atandığından haberinin olduğu ve aynı zamanda sanık için temyiz süresinin de başladığı, Av. …’ın mahkeme kararını yasal süre geçtikten sonra temyiz etmesine rağmen, sanığın gerekçeli kararı tebliğ aldıktan sonra süresinde temyiz dilekçesi verdiği anlaşılmakla, sanığın; müdafii ile temsil edildiğini gerekçeli kararın tebliği ile öğrendiğini kabul edip, temyiz süresinin müdafiine daha önceki bir tarihte yapılan tebligat ile başlayacağını belirten ve temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiğine dair tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek, temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın …’nin eşinin ölümü üzerine evlenmeye karar verdiği, oğlu katılan …’nin babasına eş aramaya başladığı, tanıdıkları … aracılığı ile tanıştıkları temyiz incelemesine dahil olmayan sanık …’dan babasına uygun bir bayan bulmasını istediği, sanık …’ın da arkadaşı olan sanık …’a durumu bildirmesi üzerine, sanık …’ ın da kendisinin dul bir teyzesinin olduğunu söyleyip, evlenmek istediğini anlattığı, daha sonra sanıkların birlikte yanlarına sanık … …’ı alarak Alaca ilçesine getirdikleri, burada katılanlar ile görüştükleri, sanık …’ın, sanık …’nın teyzesi… adı ile tanıtıldığı, 2 bilezik ve 1500 TL para karşılığında katılan … ile evlenebileceklerini söyleyip, katılanın da kabul etmesi üzerine aynı gün Alaca’da bulunan bir kuyumcudan 2 altın bilezik alıp, bu bilezikleri katılanların sanık …’a verdikleri, 1500 TL’lik para ile ilgili de paranın 500 TL’sini peşin olarak sanık …’a verdikleri, kalanı da daha sonra vermek üzere anlaştıkları ve sanıklar … ile …’in Alaca’dan ayrıldıkları, sanık …’ın ise katılan …’in evinde kaldığı ve kendisine, katılan …’in gelini … ile birlikte giderek elbise aldırdığı, aynı gün sanık …’ın katılan … ile evde otururlarken kendisine telefon geldiğini ve Çorum’daki torununun öldüğünü söyleyip hemen gideceğini anlattığı ve giderken de katılanların kendisine almış oldukları 2 adet altın bileziği, sahteleri ile değiştirip, gerçek altınları alıp; ayrıca katılandan harçlığı olmadığını söyleyip 50 TL de para alıp evden ayrılıp gittiği, bir daha da gelmediği, bu suretle sanık …’ın diğer sanıklarla birlikte fikir ve eylem birliği içinde, iştirak halinde katılanları dolandırdığı anlaşılmakla, mahkumiyetine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 06.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.