YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/28806
KARAR NO : 2014/19297
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihinin karar başlığında 27.01.2009 yerine 28.01.2009 olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye …, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun … şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır.
Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, … ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Hakaret huzurda işlenebileceği gibi, gıyapta da işlenebilir. Gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için, mağdurun yokluğunda en az ikiden fazla kişilerle ihtilat edilerek yani en az üç kişinin hakaret sözünü öğrenmiş olması kaydıyla hakaretin yapılması şarttır. Mağdur bu sayıya dâhil değildir. Mağdurun hazır olması halinde gıyapta hakaret den bahsedilemez. Kendileriyle ihtilat edilen kişilerin bir arada bulunmaları ve hakaret sözünü aynı anda öğrenmelerine gerek yoktur.İhtilat aktarma suretiyle gerçekleşmişse hakaret sözlerinin aynı yada benzer olması aranmalıdır.
Fail, sözlerini ikiden fazla kişiye söylemekte yada daha çok kişinin duyabileceği bir yerde konuşmakta ve sözleri başkaları tarafından duyulabilmekte, failde bu durumun bilincinde ise ihtilat oluşmuştur.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Müştekilerden …’ın Samsun Cezaevinde ikinci müdür,… ve …’ın İnfaz Koruma Başmemuru, …, … ve …’in infaz koruma memuru olarak görev yaptıkları, sanık …’nın ise Samsun E Tipi Cezaevinde B Blok 13 nolu odada kalmakta olan hükümlü olduğu, olay tarihi olan 27/01/2009 günü saat 21.30 sıralarında sanığın kalmış olduğu odanın kapısına devamlı vurması üzerine nöbetçi infaz koruma memurunun oda kapısına geldiği ve sanığa ne istediğini sorduğu, sanığın “bana sigara bulun, bana sigara bulmak zorundasınız.” diye bağırması üzerine nöbetçi memurun durumu infaz koruma başmemuruna onun da cezaevi ikinci müdürüne intikal ettirdiği, cezaevi ikinci müdürü ve diğer infaz koruma başmemurlarının birlikte sanığın kaldığı odaya gittiklerinde önce sanığın oda mazgal kapısından nöbetçi memurlardan müşteki …’in yüzüne tükürdüğü ve daha sonra kendisi ile konuşup sakinleştirmeye çalışan tüm müştekilere hitaben sigara isteğine ilişkin taleplerini bağırarak yinelediği, yapılan açıklamalara rağmen açıklamalardan tatmin olmayan sanığın tüm müştekilere küfür ettiği, 5-10 dakika sonra bulunduğu odanın camını kırarak zarar verdiğinin anlaşıldığı olayda, eyleminin kamu malına zarar verme ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
a-Sanık hakkında Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2002/964 esas ve 2004/968 karar sayılı ilamı yerine daha hafif ceza olan Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/337 esas 2008/298 karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması,
b-5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğun, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyumluk yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar, üst soyu ile diğer kişiler yönünden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına esas alınan “Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/337 esas 2008/298 karar sayılı İlam” ifadesi çıkartılıp yerine” Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2002/964 esas ve 2004/968 karar sayılı ilamı” ifadesi eklenmek, yine 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine,” 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.