YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2936
KARAR NO : 2014/19332
KARAR TARİHİ : 20.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında “Dolandırıcılık” şeklinde yanlış yazılan suç adının “Nitelikli güveni kötüye kullanma” olarak mahkemesince mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; Katılanın tanık … . vasıtasıyla muhatap olduğu “döşemecilik” yapan sanığa 8 adet sehpasını cilalaması için (400 TL vererek) teslim etmesine rağmen sanığın makûl süre içinde sehpaları iade etmemesi eyleminin “nitelikli güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir
hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğudan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 8. paragrafının (TCK’nın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin) hükümden çıkartılarak yerine “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının a,b,c,d,e bentlerinde belirtilen haklarından, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1-c bendindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” paragrafı yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.