YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2959
KARAR NO : 2014/19279
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların şikayetçi …’ye yönelik eylemleri nedeniyle zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların, olay tarihinde,… plaka sayılı araçla Turgutlu’ya geldikleri, sanıklar … ve …’in ellerinde bulunan iki farklı kişi adına düzenlenmiş doktor raporlarını Turgutlu Belediyesi İmar Müdürü olan müşteki …’e göstererek, kanser hastası olduklarını iddia ettikleri 2 kişi için yardım talep ettikleri, müşteki …’in, sanıklara yardımda bulunması üzerine, sanıkların, müşteki …’den para verdiğini doğrulayacak biçimde belgeye, Turgutlu Belediyesi İmar Müdürlüğü’nün kaşesini vurmasını istedikleri, sanıkların buradan ayrıldıktan sonra, müşteki …’ye ait iş yerine giderek, kendilerini müşteki …’in gönderdiğini söyleyip, müştekiden yardım talep ettikleri, ancak müşteki …’i tanıyan müşteki …’nin durumdan şüphelenip kendisini araması üzerine olayın ortaya çıktığı, sanık …’in kaçtığı, sanıklar … ve …’ın olay yerinde yakalandıklarının anlaşıldığı olayda, eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, sanıkların savunmalarında raporların sahibi olan kişilerin akrabaları olup onlar için yardım topladıklarını, ancak paraları onlara vermediklerini belirtmeleri karşısında tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.