Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/30133 E. 2014/15199 K. 22.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/30133
KARAR NO : 2014/15199
KARAR TARİHİ : 22.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Gönen ilçesi … köyünde ikamet eden ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından yoksul kişilere dağıtılan kömürlerden kendisine verilmediğine öfkelenen sanığın, başka kişilere dağıtılan kömürlerden bir kısmını dereye attıktan sonra soruşturma aşamasında muhafaza altına alınan av tüfeği ile kişilerde korku ve kaygı yaratacak tarzda havaya ateş etmek suretiyle üzerine atılı olan suçları işlediğinin iddia edildiği olayda;
1- Kamu malına zarar verme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanığın üzerine atılı nitelikli mala zarar verme suçu nedeniyle hakkında verilen beraat kararını temyiz etmede hukuki bir yararı olmadığı gibi, hükmün gerekçesine yönelik bir temyiz isteminin de bulunmadığının anlaşılması
karşısında; bu konudaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın aşamalarda verdiği ifadelerine, tanıkların anlatımlarına, görgü tespit tutanağına ve tüm dosya kapsamına göre; bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Sanığın babası olan … … hazırlık aşamasında vermiş olduğu ifadesinde; yargılama konusu olan av tüfeğinin kendisine ait olduğunu, ruhsatının bulunduğunu, kendisinden habersiz bir şekilde sanık tarafından alınıp suçta kullanıldığını beyan etmesi dikkate alınıp, söz konusu av tüfeğinin kendisine ait olup olmadığı ve ruhsatının bulunup bulunmadığı hususunun araştırılarak net bir şekilde açıklığa kavuşturulmasından sonra toplanan delillere göre suça konu av tüfeğinin müsaderesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden ve tüfeğin sahibi olduğu iddia edilen … … duruşmalardan haberdar edilmeksizin eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde müsadere kararının verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.