Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/3037 E. 2014/18908 K. 17.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3037
KARAR NO : 2014/18908
KARAR TARİHİ : 17.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında, özel belgede sahtecilik suçu nedeniyle zamanaşımı süresi içinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
Her ne kadar sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının, kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmasının kanuni sonucu olması nedeniyle, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında, TCK’nın 43. maddesi uyarınca hapis cezasından artırım yapılırken, 2 yıl 8 ay yerine hatalı şekilde 2 yıl hapis cezası hesaplanmış ise de, devamında aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca indirim yapılırken belirlenen sonuç cezanın 2 yıl 8 ay esas alınarak yapıldığı anlaşıldığından, söz konusu maddi hatanın mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılana ait şirkette satış ve tahsilat elemanı olarak çalıştığı sırada, müşterilere tevdi etmek üzere teslim aldığı malları uhdesinde tuttuğu, müşterilerden bazıları sipariş vermediği halde, sipariş vermiş gibi göstererek ve irsaliyeli fatura altına da, daha önce teslim ettiği şahısların isimlerini yazıp imzalayarak malları teslim etmiş gibi gösterdiği, bazı firmalara mal sipariş formu düzenleyerek, bunlar adına çıkartılan malları ilgili firmalara vermeyerek evinin deposunda sakladığı, alınan bilirkişi raporuna göre, sanığın, 19.555,26 TL tutarındaki malı şirketten alıp elinde tuttuğu veya sattığının tespit edildiği,
böylece sanığın kendisine işi nedeniyle tevdi edilen malları kendisi için satarak veya saklayarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, katılan ve tanık beyanları, bilirkişi raporu, ticari kayıtlar ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 43. maddesi gereğince cezasından 1/3 oranında arttırım yapılarak 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 62. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç olarak, 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği ile yıl ve ay olarak belirlenen ceza üzerinden yapılan indirimin yine yıl ve ay olarak yapılması gerektiği gözetilmeden, sonuç olarak 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezası yazılarak eksik ceza tayin edilmesindeki isabetsizlik, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 17/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.